sıkça

sıkça
adj. continual
--------
adv. often, frequently, constantly, oft, as often as not, more often than not
* * *
frequently

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • sıkça — zf. Oldukça sık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • abrakadabra — is., Fr. abra cadabra 1) Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz 2) Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ringa — is., hay. b., Alm. Ringa Kemikli balıklardan, ılık denizlerde büyük sürüler hâlinde dolaşan ve tütsü ile kurutulmuşu sıkça tüketilen, uskumru iriliğinde bir balık (Clupea harengus) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sık sık — zf. 1) Az aralıklarla Sahilde sık sık küçük köyler veya büyücek kasabalar birbirini kovalıyor. F. R. Atay 2) Arası çok geçmeden, az aralıkla, sık olarak, sıkça Sık sık arkama dönüyor, dişlerini kısıyor, etraftan yardımcı bekliyordu. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıklaşmak — nsz Sık duruma gelmek veya sıkça ortaya çıkmak, sık görülmek Krizleri öyle bir sıklaştı ki ne yapacağımızı şaşırıp kaldık. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıklaştırmak — i Sık duruma getirmek veya sıkça yapmak, sayısını artırmak Böyle gecelerde karanlık, gölgeli yerlerden geçerlerken adımlarını sıklaştırırlardı. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıklık — is., ğı 1) Sık olma durumu 2) Sıkça geçme, kullanımı sık olma 3) fiz. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans Birleşik Sözler kelime sıklığı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kegür saan — simetrik sıkca delikli süzme işlemi yapan kap …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”